Windows 8.1 Güncelleştirmeler Denetleniyor’da Kalma Sorunu Çözümü

Merhaba arkadaşlar,

Değerli bir dostumun bilgisayarında oluşan sorundan dolayı yeniden kurulum için bilgisayarını bana teslim etti. Windows 8.1’i kurduktan sonra her zaman olduğu gibi güncelleştirmeleri çalıştırdım ancak “Güncelleştirmeler Denetleniyor” ekranı bir türlü değişmiyordu.

Bir kaç kaynaktan araştırma yaptım ancak kalıcı çözümü windows forumlarının ingilizce bir sayfasında buldum.

Güncelleştirmeleri gerçekleştirebilmek için iki tane offline update’e ihtiyacımız var.

İsimleri ;

Windows8.1-KB3173424-x64
Windows8.1-KB3172614-x64

(32 bit Windows kullanıyorsanız 32 bit versiyonunu indirmeniz gerekmektedir.)

Yukarıda belirttiğim dosyaları indirmenizin ardından internet bağlantınızı kesin önce Windows8.1-KB3173424-x64 ardından da Windows8.1-KB3172614-x64 offline güncelleştirme paketlerini yükleyip bilgisayarınızı yeniden başlatın.

Bilgisayarınız yeniden başladığında güncelleştirmeyi tekrardan aktif edin ve biraz bekleyin sorunun çözüldüğünü göreceksiniz. İlk güncellemelerin görünmesi biraz zaman alabiliyor sabırlı olmanızda fayda var.

Biz 5 Kişiydik

Toprak, rüzgar, güneş, su ve çekirdek.

Herşey çekirdeğin toprağa düşmesiyle başladı. Toprak aldı sahiplendi çekirdek benim dedi, sahiplendi, kimseye vermem dedi. Güneş cevap verdi. Öyle mi dedi ? Yakarım seni o benim dedi. Güneş yaktı toprağı, toprağın mecali kalmadı, kurudukça kurudu. Medet dedi, medet. Rüzgar duydu bu sesi, yağmur bulutlarını aldı getirdi toprağın üstüne yağdırdı yağmuru. Toprak, suyu görünce dışarı yeşil bi filiz verdi. Yeter mi dedi ? Güneş, rüzgar, su yetmez dedi. Filizin yaprakları çıkmaya başladı. Toprak sordu yine yeter mi ? Yetmez dedi Güneş, rüzgar ve su, toprak çiçek açtı. Yine sordu yetmez mi dedi ? Yetmez dedi güneş, Rüzgar ve su. Toprak bu sefer sahiplendiği çekirdekten meyve verdi, adı karpuz. Yine sordu yetmez mi diye ? Yetmez dedi güneş, toprak ve Su. Hepimiz el ele acı çektik karpuzun oluşması için, biraz besleyelim meyvemizi tatlansın dedi. Artık karpuz olmuştu, hepsi amacına ulaşmıştı. Geriye bi çocuğu mutlu etmek kalmıştı. Geldi bi vesile topladı karpuzu dalından, götürdü halciye verdi, halci manava sonra çocuğun babası, çocuğum karpuzu sever alayım dedi. Manav’dan aldı karpuzu eve götürdü, anneler bilir herşeyi karpuz soğursa daha güzel olur dedi ve buzdolabına kattı karpuzu. Karpuz o kadar acıyla yuğrulmuştu ki, buzdolabının soğukluğu onu kendine getirdi. En sonunda anne karpuzu çocuğuna dilimleyip verdi. Şiresi heryerine bulaştı ve çocuk aşık oldu o karpuzun lezzetine her yerde o lezzeti aradı ve sonunda bunların hepsi Allah’dan deyip şükür etti.

Dipnot : Lezzetli karpuz yemek için toprağı 4 yıl dinlendirmek gerekir.

İyi geceler olsun

Mantık Hatası ? Hata mıdır ?

Bu gün biraz felsefeyi kurcalayalım.

Fıçının içinde yaşayan diyojen’in tek mal varlığının tası olduğu, çocukların elleriyle su içtiğini gördüğünde elindeki tasıda attığı söylenmekte, ancak asıl onu bağlayan fıçının altında yaşamaya devam etmekteydi?

Soru ?
Diyojen’in sorunu tası mıydı, yoksa fıçısımıydı ? yada diyojen’in kendisi miydi ?

Hadi tartışalım arkadaşlar, dostlar, yeni hepimiz.

Sevdicek ?

Sevdiğinizin Farkında Olun

Geç kaldınız mı hiç bir yerlere , birşeylere yada birilerine ?
Mutlaka olmuştur.
Kimi işine geç kalmıştır , kimi yaptığı yemeği söndürmek için geç kalmıştır , kimi ise bir otobüse belkide.
Bir geç kalınmışlığın tozu içersinde yazıyorum bu yazımı.

Bu saydıklarımın bedeli mutlaka olmuştur. Ufak tefek cezalar, tekrar pişmesi gereken bir yemek , sıradı ki otobüsü beklemek gibi …
Peki hiç sevdiğiniz birine geç kaldınız mı.?

Eğer evet diyorsanız bu çok kötü.

Sevdiklerinize geç kalmayın. Ellerini sımsıkı tutun bırakmayın. Tertemiz ellerinizle tutun ki kirli eller birbirine tutunamaz bile. Siz sadece tutunduğunu sanırsınız. Ne kadar çirkindir oysa bir insanı kirletmek ,kandırmak.

Aslında en önemlisi nedir ?
Farkına varın sevdiğinizin. Gözünüzü dört açın ,yalnızca sevdiklerinize baksın gözleriniz ötesine kör olsa da olur …
Ve bir insan sizi dünya yaptıysa kıymet bilin . Siz dünyasınız , sizi güzel kılmak için çırpınan biri var ne kadar da güzel olağanüstü .!!!

Eğer sevdiğinize geç kaldınız mı sorusuna hayır diyorsan. Dünyanın en şanslı insanlarından birisin ve dilini ısır. sakın geç kalma. Sen ondan önce git hatta ona . Ve eğil kulağına fısılda “hep en uzağında olacağım ” sözünü vererek …

Eğer sevdiğine geç kaldıysan, onun tek bir bedeli var, gerçekten en uzağında kalmak…

İlim Öğrenmek Nedir ?

Merhaba arkadaşlar,

Hep ilim’den bahsediyoruz, bilim aslında iki yönlü hem maddi hem manevi olarak. Kısaca sizinle kendi görüşlerimi paylaşacağım.

DNA sarmalımız’da herşey yazılı aslında, biz örneğin yabancı bir dil öğrenirken, çalışırken, severken, sevilirken DNA sarmalımızda bulunan bilgiyi dışarı çıkarıyoruz ve ortaya içimizde varolanı dışarı vuruyoruz. Yani ilim öğreniyoruz. İyi yada kötü bi şekilde hayat herşeyi bize öğretiyor. Acı çekerek, nasıl acı çekmeyeceğimizi öğreniyoruz. Ona göre planlar yapıyoruz. Aslında tam takıldığımız noktada burası, neden bu durum başıma geldi diye sorguluyoruz. Aslında cevabı çok basit, bir daha aynı acıyı yaşamamak için, ha akıllanıyor muyuz ? Tabiki hayır, belki defalarca aynı şeyleri yaşıyoruz sonunda anlıyoruz bazı şeylerin nedenini, ve iyi ki yaşanan iyi, kötü olaylar olmuş diyoruz. Aşağıdaki video’da aslında ilim hakkında kısa bi özet geçiyor.

https://www.facebook.com/dusunenakl/videos/vb.211313065745882/577991932411325/?type=2&theater

Fatih Altaylı’nın her yazısından sonra yazdığı bir sözü var.

Ne zaman adam oluruz ?

Keşke yerine iyiki demeyi tercih ettiğimiz zaman. Gelin arkadaşlar, keşkelerden kurtulalım, iyi ki hayatımızda yaşadığımız şeyler oluyor diyelim ve herşeyin güzelleştiğini hep birlikte görelim.

Aramızda kalsın www.ajanimo.com’u takip etmeyen bir sen kaldın;)

Bu akşamki paylaşımımız Ajanimo.com’dan geliyor. Tesadüf eseri rastlamış olduğum 13 Haziran 2016 tarihli bir e-posta gönderisi, evet daha fazla sözü uzatmadan paylaşımlarını aktarıyorum.

Merhaba,

Güzel olan her şeyinizin çok olduğu bir haftanız olsun.

Genel Yayın Yönetmenimiz Ajan Brian’ın yaptığı araştırmaya göre öre; www.ajanimo.com’u takip etmeyen bir sen kalmışsın:) Hayvan gibi haberciliğin yapıldığı siteden neden habersiz kalasın ki diye düşündük ve bu maili göndermeye karar verdik.

Hayvanları seviyorsan, seviyor ama korkuyorsan, onların da haklarına saygı duyulması gerektiğine inanıyorsan, birlikte yaşayabiliriz diyorsan www.ajanimo.com dan habersiz kalmamalısın.
Sosyal medyada da @ajanimo @ajanimotv @ajanbrian hesaplarımız ile varız.
Ayrıca, kedi, köpek, kaplumbağa, karga ya da başka bir hayvanın insanı olmaya karar verirsen; onlar için yardım arayışına girersen bunun için de Ajanimo Pati Devriyesi Grubu olarak elimizden geleni yaparız.

Takip edersen, başımızın üstünde yerin olur.

Selamlar, Sevgiler

UÇuR BeNİ GÖKLerE

Ucurtmanin hayali..
Ucurmanin hayali bir kus olmakti.
Onlar gibi kanat cirpmak isterdi ama kanatlari yoktu.
Ondandi kuyrugunun guzelligi ve de ondandi ruzgara karsi govdesini tutusu.
Kiskanirdi kuslari onlar gibi ozgur olamadigi icin.
Bir ipe bagliydi en derin yerinden.
Iste bir an vardi.. O an ucurtmanin ipinin koptugu an..
Bir cocuk aglardi, uzulurdu ardindan ama o anda guzellik vardi ucurtma icin.
Artik ozgurdu ve yere inene kadar istedigi gibi ucabilirdi.
Asagida onu parcalayacaklarini bilmesine ragmen umursamiyordu.
Cunku ozgurdu artik.
Biliyordu bir elin onu alip tekrardan ucuracagini yine bir anlikta olsa ozgurlugune kavusacagini.
Ve o aglayan.. Uzulen cocuk..
Buyudu.. Anladi o anin mukemmelligini..
Neden uzulmusum diye dovundu..
Ve o buyuyen cocuk ders aldi ucurtmadan.
Anladi ozgurlugun kiymetini ve her dustugunde uzerinde izler kalsada toparlayacak birilerinin cikacagini bildi.
Iste buydu ucurtmanin hayali..
Bir cocuga isik olmakti..
Tum olumsuzluklara ragmen yerden dusup kalkmakti.
Ve en onemlisi ozgur olmakti…