Nasip Kısmet

Hani deriz ya, şunu yapacağım, bunu yapacağım, şöyle olacak, böyle olacak, der der dururuz. Hayat öyle bir an yaşatıyor ki insana yerle bir oluyorsun, boğazın düğümleniyor, bir an sonrasının sözünü veremiyorsun, o kadar karanlıktasın, karanlıkta olmak dert değil diyemem, öyle bir dert ki, etrafında düğünler yapılsa, şarkılar söylense kulağın sağır olur. Bir kişiye diyemezsin derdini, kendini kabul ettirmeye çalışırsın ama nafile, yaradan izin vermezse kimse anlamaz seni, ancak ne kadar acın büyük olursa olsun, Allah dermansız dert vermez imiş, benim ailem özellikle annem yanımda oldu bu tarz süreçlerimde, dileğim Allah’da herkese sığınabileceği bu tarz durumlarda bir dal versin, aslında Allah’a sığınmak tek başına yeterli.

Allah hiç kimseyi nefsi ile başbaşa bir göz açıp kapayıncaya kadar dahi bırakmasın. Peygamber efendimizin duasıdır “Allahım! Beni göz açıp kapayıncaya kadar, hattâ ondan daha az bir zaman bile nefsimle baş başa bırakma

Bu dua öyle bir büyük duadır ki, kıymeti bilinmeli diyorum.

Başlıkta belirttiğimiz konuya dönelim, arkadaşım, aynı vardan var olan yoldaşım, bu hayatta büyükler hep söylemiş, ben kendimde de bu eksikliği gördüğüm için seninle de paylaşıyorum, her zaman sözünü tut. Erteleme hastalığına tutulma, erteleme hastalığı yavaş yavaş içini çürütür, seni esiri eder. Söz verdiğinde her zaman arkasında dur, her zaman sözünün arkasında ol. Durmazsan bir gün gelir, arkasında duracak bir şey bulamazsın. Bu hayatta tutunacağın şeyler gerçekler olsun arkadaşım, sahte şeylere tutunma, kendini kandırdığın şeylere tutunma, şu yazıyı yazarken bende halen kendimi kandırdığım bazı şeylere tutunuyorum ancak eğer farkındaysan kendini kandırdığın konuların dönebiliyorsan dön, arkadaşım.

Nasipten öte köy yokmuş arkadaşım, herşey nasip, şu an bu yazıyı yazabilmem dahi nasip, şükürler olsun…

Nefsimi Öldürmeye Çalışırken Kendimi Öldürdüm

Merhaba değerli okuyucu,

Buraya bu yazıyı yazarken ki ruh halim her hangi bir ruh hali içermiyor. Duygusuz bir şekilde yazıyorum. Olsun diyorum ve kendimi düzeltmeye en azından bu duruma düşme tehlikesi yaşayanlara önerilerim olacak.

Duygularımı hep içimde tuttum, nefretimi, sevgimi hep içimde yaşadım. Kimseciklerle paylaşmadım. Olumsuz duygular ve davranışlar kibir, haset, kıskançlık, riya, ön yargı gibi yavaş yavaş beni bitirdi. Arkadaşım, eğer ruhsal olarak hastayım diyorsan bil ki bu durum senin belkide kendinden dahi gizlediğin olumsuz duygularından kaynaklanıyor. Velhasıl, ben de büyük bir bencillik, ego vardı, kendimi düşünüp hareket ederdim. Ki halen öyleyim de denebilir ama düzeltmeye çalışıyorum.

Ben yandım eller yanmasın

Yanmamak için arkadaşım, aradığın her ne ise doğru yolundan ara, hırs ile arama, hırs ile aradığında bulacağın şey seni yakar, kaybolursun ama şu an bu yazıyı okurken kaybolmuş dahi olsan da Allah’tan ümit kesilmez unutma… Sadece, sabır ve yaşadıklarına sebat etmen gerekli. Bu tarz durumlar bir süreç ve eninde sonunda geçecektir ama unutma yaşadıklarını ki tekrar aynı duruma düşme. Düşmek de düşmemek de insanın kendi elinde, HZ. Mevlana çok güzel söylemiş ya göründüğün gibi ol yada olduğun gibi görün. Biz bazen kendimizi kabul ettirmek için öyle bir yalan söylüyoruz ki kendimiz dahi inanıyoruz. Arkadaşım, kandırma kendini hiç bir zaman, kandırma, kandırma ki sorunlarını aşasın.

Peki bu duygusal yüklerden arınmak için ne yapmalı ? Direk olarak denemediğim ama şu korona günleri geçer ve de nasip olursa akupunktur ve hacamat yaptırmayı düşünüyorum. Bu bölgelerde yapılan çalışmalar ile o negatif duygulardan arınabildiğine dair bilgiler edindim. Direk olarak deneyimlediğim şeyler değil, eğer deneyimlersem buradan sonuçları sizlerle paylaşmayı isterim. Arındıktan sonra o kötü duygulardan da arınmaya çalış, yani kibirlenmemeye çalış fark ettiğinde vazgeç, kıskançlık yapmamaya çalış fark ettiğinde geri çekil,

Vazgeçme arkadaşım, bir gariban doyur, bir çocuğu mutlu et, inanıyorsan kefaret orucu tutabilirsin, yap bir şey kardeşim, yap, yapacağın şeyin niyetini önceden belirleyip de yap ki daha rahat olasın.

Mevlana’nın şu sözü ile bitiriyorum yazıyı…

Allah der ki;Kimi benden çok seversen onu senden alırım.
Ve ekler;Onsuz yaşayamam deme, seni onsuz da yaşatırım.
Ve mevsim geçer, gölge veren ağaçların dalları kurur,
Sabır taşar,Canından saydığın yar bile bir gün el olur.
Aklın şaşar, dostun düşmana dönüşür.
Düşman kalkar dostun olur.
Öyle garip bir dünya,Olmaz dediğin ne varsa olur.
Düşmem dersin düşersin.
Şaşmam dersin şaşarsın.
En garibi de budur ya;
Öldüm der durur yine de yaşarsın…

Mevlana’nın sözü bağlantı kaynağından alınmıştır.